Müslim’e göre; İbni Abbas’tan iki ayet

Müslim’de geçen bir rivayet:

وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلَاءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنْ الْأَعْمَشِ عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ وَرَهْطَكَ مِنْهُمْ الْمُخْلَصِينَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى صَعِدَ الصَّفَا فَهَتَفَ يَا صَبَاحَاهْ فَقَالُوا مَنْ هَذَا الَّذِي يَهْتِفُ قَالُوا مُحَمَّدٌ فَاجْتَمَعُوا إِلَيْهِ فَقَالَ يَا بَنِي فُلَانٍ يَا بَنِي فُلَانٍ يَا بَنِي فُلَانٍ يَا بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ يَا بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ فَاجْتَمَعُوا إِلَيْهِ فَقَالَ أَرَأَيْتَكُمْ لَوْ أَخْبَرْتُكُمْ أَنَّ خَيْلًا تَخْرُجُ بِسَفْحِ هَذَا الْجَبَلِ أَكُنْتُمْ مُصَدِّقِيَّ قَالُوا مَا جَرَّبْنَا عَلَيْكَ كَذِبًا قَالَ فَإِنِّي نَذِيرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَدِيدٍ قَالَ فَقَالَ أَبُو لَهَبٍ تَبًّا لَكَ أَمَا جَمَعْتَنَا إِلَّا لِهَذَا ثُمَّ قَامَ فَنَزَلَتْ هَذِهِ السُّورَةُ تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَقَدْ تَبَّ كَذَا قَرَأَ الْأَعْمَشُ إِلَى آخِرِ السُّورَةِ

…ibni Abbas dedi ki: şu “en yakın hısımlarını ve onlardan en seçkin kabileni inzar et” ayet-i kerimesi nazil olunca Rasulullah Safa dağı üzerine çıkarak “Baskın var!..” diye seslendi

“Bu haykıran kimdir?” dediler; “Muhammed” diye cevap verdiler. Bunun üzerine onun yanına toplandılar. Rasulullah: “Ey filan oğulları! Ey filan oğulları! Ey filan oğulları! Ey Abdi Menaf oğulları! Ey Abdulmuttalip oğulları!” diye hitapta bulundu. Hemen yanına toplandılar. Rasulullah onlara: “Ne dersiniz? Size şu dağın eteğinden bir takım atlıların çıkıp geldiğini haber versem beni tasdik eder misiniz?” dedi. Müşrikler: “Biz senin hiç bir yalanını  tutmuş değiliz” dediler. Rasulullah: “O halde ben size şiddetli bir azabın önünde bir nezirim” buyurdular.

Bunun üzerine Ebu Leheb: “Yazıklar olsun sana! Bizi bunun için mi topladın?” dedi sonra kalkıp gitti. Arkasından şu sure nazil oldu: “Ebu Leheb’in elleri kurusun ve kurumuştur” …(devamında ravinin surenin geri kalanını okuduğu yazıyor)

Müslim, “es-Sahih”, 1/194, İman kitabı, bab 89, hadis 208

Bu rivayete göre güya İbni Abbas, Şuara suresi 214. ayet ve Tebbet Suresinin iniş olayını anlatıyor. Ancak burada ciddi iki sorun var: Ayetler, Müslim’de iddia edildiği gibi değil!

Ayetlerin Türkçe meali (konumuz için) önemli olmadığından, sadece Arapça farklarını gösteriyorum.

(Şuara 26:214)
Kuran’da yazan Müslim’e göre İbni Abbas; ayetin Kuran’da şu şekilde olduğunu iddia etmiş.
 وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ   أَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ وَرَهْطَكَ مِنْهُمْ الْمُخْلَصِينَ
Ve enzir aşiretekel akrebin Ve enzir aşiretekel akrebin ve rahtake minhum el muhlesiyn

Problem bu kadarla sınırlı değil. Rivayetin sonunda, Tebbet suresi olarak bilinen 111. surenin baş tarafı da, Kuran’da yazıldığından farklı bir şekilde verilmiş. Ona da bakalım.

(Tebbet 111:1)
Kuran’da yazan Müslim’e göre İbni Abbas; ayetin Kuran’da şu şekilde olduğunu iddia etmiş.
 تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ  تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَقَدْ تَبَّ 
Tebbet yeda ebi lehebin ve tebb Tebbet yeda ebi lehebin ve kad tebb

 

One thought on “Müslim’e göre; İbni Abbas’tan iki ayet

  1. Selam : Arapça kısmını bilmem (Arapça bilmiyorum) Gelelim çelişkiye: sefa dağı baya yüksek bir dağ olduğu şimdiki haliyle kıyas edilemeyeceği Merve ile arasının yıllar içinde doldurulduğu anlatılıyor:
    Nebi neden dağa çıkıyor sadece bağırmıyor karşılıklı konuşuluyor.
    Bunu şehrin dağında yapmak yerine Şehrin meydanın da yapması gerekir : Aynı zaman da bu kısımda kuranın korunduğunu belirten ayet de olmalı : Kuşkusuz zikri (mesajı) biz, evet biz indirdik ve onu koruyacak da elbette yine biziz.
    bu nedenle hadis çelişkilidir diyebiliriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir