Kuran’ı neden herkes FARKLI anlıyor?

Sıkça sorulan sorulardan biridir, Kuran madem mübin(açık), detaylı(mufassal), kolaylaştırılmış… neden farklı anlayışlar var? Neden bazı ayetleri insanlar, diğerlerinden farklı anlıyorlar?

Bu soru, bazı durumlarda art niyetli kişiler tarafından, Kuran’a saldırı amaçlı soruluyor; bazen de, hakikaten anlamak amacı ile, sorgulamak için…

Buna verilen pek çok “makul” cevap olmakla birlikte (bknz. 3:7) bu yazıda, bambaşka bir açıdan cevap vermeye çalışacağım soruya.

Hayattan örnek verelim:
Siz hiç, herhangi bir hastalıkla ilgili, doktora gittiniz mi? Allah korusun, ciddi bir hastalıkta durum ne kadar zordur bilirsiniz değil mi? Bir doktora göre kesin ameliyat olmanız lazımdır ama, bir diğerine göre asla ameliyat olmamanız lazım.
Birine göre kesinlikle şu ilaçları kullanmanız lazımdır ama, bir diğerine göre o ilaçları kullanmak intihardır.

Olmadı mı? Örnek hatalı mı? Sorun yok, devam edelim.

Siz hiç, bir iş hakkında insanlara danıştınız mı? Ciddi bir iş hakkında ama… X konusundaki ticarete para yatırmakla ilgili diyelim.
Bazı insanlara göre o alanda yatırım yapmak dünyanın en zekice işiyken, başka bazı kişilere göre yapılacak en aptalca iştir. Ne tuhaf, her iki grup insan da, yıllardır ticaretle uğraşan ve işinde başarılı kişiler. Nasıl oldu bu?

Gene alakasız örnek diyorsunuz… Olabilir, ben devam edeyim.

Siz hiç, tanınmış bir kişi hakkında, mesela, siyasi bir lider hakkında insanlardan görüş aldınız mı?
Bazı kişilere göre o siyasi lider, Türkiye’ye gelmiş geçmiş en iyi liderlerden biridir ve resmen Allah’ın bir lütfudur. Ülke, onun sayesinde atılım üstüne atılım yapmış, resmen çağ atlamıştır. Bazı kişilere göre ise, vatan haininin tekidir, ülkeyi batırmıştır.
Hiç mi görmediniz bu tür örnek? Her iki kişi de, aynı ülkede yaşamakta, bahsedilen siyasi lideri kendi gözleri ile görmektedir. Nasıl oluyor bu fark?

Bu da mı konuyla ilgili örnek değil?

Aslında, hepsi konuyla ilgili. Siz de biliyorsunuz ki, benzer yüzlerce örnek verilebilir. Bu örneklerin bir kısmı için birden çok doğru da olabilir. Bazı durumlarda, çözümlerin bir kısmı, öbürlerinden daha doğru olabilir. Bazı durumlarda ise, varılan sonuçlardan biri doğru iken, diğeri kesinlikle yanlış olabilir. Hatta bazı durumlarda, her iki (veya daha fazla durum) yanlış olabilir.

Peki… Hayat böyleyken. İnsan beyni böyle çalışıyorken, iş Kuran oldu mu, Kuran’ın anlaşılması oldu mu, neden hayatta hemen hiç bir alanda olmayan herkesin aynı anlamasını bekliyorsunuz?

Bu soruyu soran kişiler, neden sorduklarını düşünsünler. İstedikleri şey, insan doğasına uygun bir şey mi, gerçekleşmesi mümkün mü, gözden geçirsinler. Belki de soru hatalıdır, ne dersiniz?

One thought on “Kuran’ı neden herkes FARKLI anlıyor?

  1. Bu gun kuran diyenler adalet, baris, esitlik, yardimlasma, Allahi birleme, akli kullanma ve bilimi ögrenme gibi konularinda HEMFIKIRDIRLER.
    Kuranin inme sebebi de zaten bunlardir.
    Ayette dedigi gibi, KITABIN ANA MESAJI ACIKTIR.
    Ve Kuran diyenler, KURANIN ANA MESAJI konusunda ayriliga dusmezler.
    Ana mesajda her zaman bir birlerinin yanindadirlar ve bir birlerine destek olurlar.

    Ayrildiklari ve farkli anladiklari noktalar genelde armutun sapi, uzumun cöpu cinsinden, cennet ve cehennemle, kuranin asil inme amaci ile, ASIL Mesaj ile alakasi olmayan yuzeysel konulardir.

    Bu gibi konularda farkli sonuclar cikartmalarinda bir sorun yok, bu gayet normaldir.
    Sorun, birden cok anlama gelen seyleri farkli anlamalari degildir.

    Ayette de dendigi gibi, ana mesaj aciktir fakat KURAN diyenler, birden fazla anlami olan ve birden fazla anlama gelecek konularin pesine dusup, o konulari buyuttukce buyutup, surekli gundem edip, isitip isitip anlatip, gunlerce aylarca tartisip, hatta hayati olan ana mesajin da önune gecirip, sanki tartisilan konu ANA MESAJMIS gibi bir atmosfer olusturarak FITNE ile bölunme cikarttilar.
    Cikartilan bu fitne ve bölunme, dogal olarak bu soruyu sordurdu.

    Kuran diyenleri kast ederek ” FITNE CIKARTILAR” demem, bir cok kisinin hosuna gitmeyecektir.

    Ortada duran bir hakikat varsa eger, sirf birileri incinecek diyerek, bu hakikatin uzerini kapatmaya calismak, bu hakikati yok saymaya calismak veya yumusatmaya calismak olmaz.

    Herkes kendi icinde, yine kendisine karsi durust olsun.

    Hic kimse kalkip ; ben fitne cikartiyorum ! diyerek fitne cikartmaz.
    En asagilik fitneciler bile, fitne kelimesi ile kendilerini yan yana koymazlar ama yaptiklari sey fitnenin en dik alasidir.

    Bu duruma kuran diyenler de dahildir.
    Cikardiklari fitnenin ve kargasanin ne kadar tehlikeli oldugunun farkinda bile degiller veya fark etmek islerine gelmiyor.

    Hic kimse kalkip ; ben sirk kosuyorum, ben munafigim! diyerek sirk kosmaz veya munafiklik yapmaz.
    Munafiktir, sirk icinde yuzuyordur.
    Kisinin söylemleri ve ameli kisinin sirk icinde oldugunu, munafik oldugunu acik secik ortaya koyuyordur ama kisinin kendisi ya bu durumun farkinda degildir, ya da farkina varmak isine gelmiyordur.

    Siz hic ; ben ayetleri red ediyorum ! diyerek lafa baslayan bir musluman gördunuzmu ?
    Aslinda ayetleri red eder, ameli ve söylemleri, ortaya attiklari iddalar ve yasantisi ayetleri red ediyordur ama kisinin agzi acilinca, agizi ile halen AYETLERIN hepsine inandigini söyler..

    Fitne durumu da bu sekildedir, fitne cikartirlar ama cikarttiklari fitnenin ya farkina varmazlar, ya da farkina varmak islerine gelmiyordur.
    ” baris, erdem, akil, hak, hukuk, adalet, Allah, iylik, yardimlasma, bilim ” demeyi yeterli görmeyenlar, bunlarin HAYATi konular oldugunu görmezden gelenler, haliyle baska yuzeysel konulari önceleyerek surekli gundem ederek, bu konular uzerinden bölecek ve bölunerek fitne cikartacaklardir.

    Sorular, genelde ortada bir SORUN oldugunda soruluyor.
    Bu soruyu sormaya sebep olan sorun, kisilerin kendi anladiklari ile diger insanlar arasina FITNE sokmalarindan kaynaklaniyor.
    Bu sorunu gören kisiler, haliyle dogal olarak bu soruyu soruyorlar ve soracaklardir.

    Ana mesaj ile, kuranin inme sebebi ile, cennet ve cehennem ile alakasi olmayan yuzeysellikler ve sekillsellikler gunlerce, aylarca, yillarca hararetli sekilde isitilip isitilip tartisiliyorsa eger…
    Kendi sahsi algilarini yaymaya calisiyorlar ve kibir ve ego ile, kendi sahsi algilari cevresinde bir cemaat olusturmaya calisiyorlarsa eger..
    Bu sahsi algilar yuzunden bir birlerine hakaretler ederek assagiliyor, kucumsuyor ve hatta bir birlerine tehtitler savuruyorlarsa eger…
    ; Biz kardesiz ! deyip, is icraate gelince yine kibir ve ego ile kiskancliga, hasetlige dusuyorlarsa eger, böluyorlar ve bölunuyorlarsa eger, bu soru her zaman sorulacaktir.

    Bu soruyu sorduran, Kuran diyenlerin ana mesaji geride birakip, birden cok anlami olan kelimelerin pesine duserek, yuzesel konularda ego ve kibir ile bir birlerini yemeleridir.
    Kendi sahsi algilarini yaymaya calismalari ve bu sahsi algi uzerinden egolarini buyutmeye calismalari ve bu sahsi algilari cevresinde bir cemaat, sak sakci olusturma cabasinda olmalari yuzundendir.

    Sayet bu yanlisa dusmeselerdi, iste o zaman bu soruyu sormak sacma olurdu.
    Bu hataya, bu yanlisa dusulmeseydi eger, belki bu soru yine sorulurdu ama bu kadar gundem edilerek, buyutulerek sorulan bir soru haline gelmezdi.
    Sormak icin sorulmus, alel ade, siradan bir soru olurdu.
    Selamlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir