Hadisler şeytani öğretilerdir!

http://melroth.com/?komp=come-investire-in-borsa&447=6b come investire in borsa Çoğunlukla hadis kavramı yerine rivayet kavramını kullanmayı tercih ederim. Ancak bu yazıda özellikle follow site hadis kavramını seçtim. Hadis derken kastettiğim; Muhammed peygamberin söylediği iddia edilen ve Buhari + Müslim + Tirmizi + Malik + Hanbel… gibi rivayet kitaplarında geçen sözler.

http://euromessengers.org/?biodetd=bin%C3%A4re-optionen-mit-50-euro-einzahlung-iq-option&a0b=b3

Şeytan insanın düşmanıdır

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
İnananlar, tümüyle teslim olun. Şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. (Bakara 2:238)

Şeytan, insanları doğru yolda durarak kandırır

قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ
(şeytan) Dedi ki: ‘Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım.’ http://ecapguatemala.org.gt/poioe/8964 (Bakara 2:238)

Şeytan, insanları en büyük günah olan şirke düşürmeye çalışır

إِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذِينَ هُم بِهِ مُشْرِكُون
Onun gücü, kendisini dost edinenlere ve onu (Allah’a) eş koşanlaradır. rencontres avec vos anges gardiens (Bakara 2:238)

Allah’ın indirdiklerinin dışında hükümler benimsemek kişiyi kafir yapar.

وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ…
…Allah’ın indirdiği ile hüküm vermeyenler kafirlerdir. Opzioni binarie cosa vuol dire Option one trading Strategie opzioni binarie 120 secondi Eq binary Opzioni binarie demo ora see url (Maide 5:44)

binäre optionen demokonto unbegrenzt Hadisler, şeytani öğretilerdir. Şeytan, Muhammed peygamber adına uydurduğu yalanlarla; Müslümanların Allah’ın indirdiğinin dışında hükümleri benimsemelerini sağlamıştır. Kendine Müslüman diyenler, Allah ve Rasul’üne uyduklarını zannediyorlar ama gerçekte şeytana kulluk ediyorlar.

  • Şayet şeytan, Muhammed peygamber zina edeni taşlayarak öldürdü yalanını söylemeseydi; kendine Müslüman diyenler zina edenleri Allah’ın indirmediği bir hükümle cezalandırmazdı.
  • Şayet şeytan, Muhammed peygamber dinden dönenin öldürülmesini emretti yalanını söylemeseydi; kendine Müslüman diyenler dinden döneni öldürerek bu konuda Allah’ın indirmedikleri ile hükmetmezlerdi.
  • Şayet şeytan, Muhammed peygamber savaş esirlerini köleleştirdi diye yalan söylemeseydi; kendine Müslüman diyenler savaş esirleri hakkında Kuran’da yazana muhalif olacak şekilde köleleştirme yapamazlardı.
  • Şayet şeytan, Muhammed peygamber savaş esiri kadınları cariye yaptı ve onlara tecavüzü serbest bıraktı yalanını söylemeseydi; kendine Müslüman diyenler savaş esiri kadınlara tecavüz ederek bu konuda Allah’ın indirmedikleri ile hükmetmezlerdi.
  • Şayet şeytan, Muhammed peygamber Allah’ın Kuran’da haram kıldığı yiyecekler haricinde onlarca yiyeceği haram etti yalanını söylemeseydi; kendine Müslüman diyenler Allah’ın haram kılmadığı şeyleri haram kılarak onlarca farklı haram listesi oluşturmazlardı.

dating ronda Örnekler arttırılabilir ama gerek yok.

get link Kendine Müslüman diyenler, yüzlerce yıldır yukarıdaki hükümlerin büyük bir kısmını uygulayarak, Allah’ın indirmedikleri ile hükmederek binaire opties belasting şirke düştüler.

Bugün de, bir kısmını uygulamasalar bile; bu hükümleri benimseyerek şirke düşen milyonlarca Müslüman var.

إِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّوءِ وَالْفَحْشَاء وَأَن تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ
O (şeytan) size yalnızca kötülüğü, çirkin –hayasızlığı ve Allaha karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. http://www.sugaredstyle.com.au/?seltork=Tesco-home-insurance-cashback&cdd=89 (Bakara 2:169)

7 thoughts on “Hadisler şeytani öğretilerdir!

    • lipitor price hong kong Esas fitne bu hadistir. Bu hadis, İslam ümmetinin içine yerleştirilmiş saatli bombadır. Her şeyden önce, dinden çıkmak ne? Neye göre, kime göre?

      İş başına selefi zihniyette birileri gelirse tasavvufçuları; işbaşına tasavvufçular gelirse selefi zihniyettekileri; Şii’ler sünnileri, sünniler Şii’leri… kısaca, hemen her grup diğerini “mürted” ilan edip tövbeye davet edecek… Karşı taraf da, ya “münafıkça” davranıp takiyye yapacak; ya da iç savaş başlayacak.

      Şeytanın en tehlikeli vahiylerinden biri, “dinden döneni öldürün” hadisidir. Şeytan, “bu sözü Allah Rasulünün söyledi,” diye yalan söyleyerek Müslümanlara benimsetti. Unutmayın, fıkıh kitaplarında “kabak sevmiyorum” diyen birinin bile mürted olarak ilan edildiğine dair örnekler var.

    • 2-190 Savaşa, savunma amacıyla izin verilmiştir.
      2-191. Onları yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Kutsal Mescid’in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkârcıların cezası böyledir.
      192. Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
      193. Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın.*[43] Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
      ÖLDÜRMEK…NEDEN…SEN ÖYLE DÜŞÜNÜYORSUN. DİYE..BİRDE ALLAH ADINA YAPACAKSIN…
      ALLAH (C.C.)’ın dini (yasası), inanç ve düşünce özgürlüğünü temel prensip edinir. BURADA KONU DİN DEĞİŞTİRME fakat başka bir konudaki öldürünü buraya monte ediyorsun.DİNDE ZORLAMA YOKTUR..Zorlama varsa zaten o kişi için o din olmaz..

  1. Şeyh ve türbelerden medet uman tasavvuf ehlinden nefret eden birisi olarak, ben, (davasında hala samimi olduğuna inandığım) Ebu Hanzala’yı dinleyen birisiydim. Ancak kendisini dinlerken, (Kuran’da olmamasına rağmen) zina eden evli kimselerin recm edilmesi ya da dininden dönen mürtedlerin öldürülmesi gibi konularda yüreğimde hep sıkıntı hissediyordum. Bu yüzden Abdüllaziz Bayındır’ın recm konusundaki açıklamaları bana mantıklı geldiği için bu gibi yüreğimde sıkıntı duyduğum konuları tatmin olacağım başka bir alime havale ediyordum. Böylece kendime göre uygun gördüğüm konuları başka başka alimlere dayandırarak tamamen heva ve heveslerime göre bir din anlayışım oluyordu. Bir başkasının da benden farklı bir din anlayışı oluyordu. Dolayısıyla bu metod da benim canımı sıkıyordu. Hepimiz Müslümandık ancak (Rum 32) ya da (Enam 159) ayetleri gereğince dinimizi parça parça ediyorduk.

    Hele ise mezheplerin düştükleri ihtilaflara bir türlü anlam veremiyordum. Allah, isteseydi bize yüz ciltlik bir Kuran gönderirdi ve bize her şeyi son detayına kadar açıklardı. Lakin o zaman din, bizim için yaşanmaz bir hale gelirdi. Şimdi bile Allah’ın emirlerini yerine getirme konusunda bir çoğumuz günahkarken, o zaman bütün bu detayları nasıl yerine getirecektik? Cennete girme konusunda belki de topyekün dökülmeyecek miydik? Allah bize rahmet etti, bizim için kolaylık istedi ve belki de yapamayacağımızı bildiği için bize her şeyi açıklamadı. Daha doğru bir ifade ile sadece sorumlu olduğumuz hususları bize açıkladı. Açıklanmayan ayrıntılar konusunda ise bizi serbest bıraktı. Biz ise ayrıntılarda boğulduk, ihtilaflara düştük. Her gurup başka alimlerin peşinden gitti ve bölük pörçük olduk. Yüreğimde hep bu konulara karşı sıkıntı duyuyordum ve bunun cevabını da bir türlü bulamıyordum.

    Siz ve Ahmet Murat Sağlam’ın bir kaç videosunu izledikten ve Kuran’daki apaçık ayetleri gördükten sonra ise artık her şey benim için net bir hale geldi. Kendimi yeniden Müslüman olmuş gibi hissettim. Allah siz ve sizler gibi aklıselim Müslümanlardan razı olsun.

    Şimdi ise düşünüyorum ki, Ebu Hanzala’nın tasavvuf ehline söylemiş olduğu atalarının dinine uyma ve (Tevbe 31)’de de belirtildiği üzere din adamlarını Rab edinme meselesi aynı zamanda kendisi için de geçerli. Kendisi de şirk içerisine girmiş fakat maalesef farkında bile değil. (Yusuf 40)’a göre hüküm sadece Allah’ın olmasına rağmen, o da Buhari, Müslim gibi insanları kendisine Rab edinmiş. Yani Allah’ı bırakıp, atalarının dinine uymuş. Allah’ın kitabı ortada dururken, Allah’ın hakkında hiç bir delil indirmediği konularda uyduruk rivayetlerin peşinden gitmiş. Davasında samimi olduğuna inandığım birisi olarak, siz ve sizler gibi hakikatin peşinden giden insanların vesilesiyle inşallah tövbe eder. Aksi halde özellikle tasavvuf ehli için söylemiş olduğu (Kehf 103-105) ayetleri kendisine de dönerek, iyi şeyler yaptığını zannetmiş, çalışıp yorulmuş fakat şirk içerisinde olduğu için tüm amelleri boşa gitmiş kimselerden olabilir.

    Eğer Kuran’ı tek rehber edinmemiz gerektiği konusunda apaçık ayetleri göremeyenler varsa, onlara şu iki gerçeği hatırlatmak isterim. Birincisi, Peygamberimiz, kendi sağlığında Kuran ayetleri ile karışmasın diye hadisleri yazdırmamıştı. Bu, bütün alimlerce kabul edilen bir gerçek. İkincisi ise Allah (Maide 3) ayeti ile dinin tamamlandığını bize haber verdi. Bu, en basit haliyle aslında şu demek: Peygambere ait olduğu ileri sürülen sözler hiç bir zaman yazıya geçirilmemiş olsaydı, (Maide 3) gereği din, yine tamamlanmış olacaktı. O halde tek kaynak olarak Kuran’ı bilmeli ve başka sözler de aramamalıyız.

    İslam dünyası, Allah’ın hakkında hiç bir delil indirmediği ve kesin olduğunun bilinmesi de mümkün olmayan rivayetlerden kurtulmadıkça, parça parça bölünmeye mahkum kalacaktır. Şirk içerisinde yüzüyoruz fakat bunun farkında bile değiliz. Allah, sonsuz ilmiyle içine düşeceğimiz durumu bildiği için (Yusuf 106) ayeti gereğince bizi uyarmışken, Allah’a ortak koşarak inanmaktan artık vazgeçmeliyiz. Bu ümmetin birleşmesinin tek yolu sadece Kuran’a tabi olmaktan geçer. İnşallah sizler gibi bu gerçeği vurgulayan aklı selim insanlar çoğalır. Sadece Allah’a kul olan ve Allah’tan başka bütün ilahları reddeden tevhid ehli nesiller yetişir. Allah imanımızı arttırsın, bizi hidayet üzere kılsın. Gerçeği arayanlara da hidayet nasip etsin.

  2. Gürkan Bey her şey Kur’an’da varsa beş vakit namazın rekatlarını Kur’an’dan nasıl çıkarttınız hadisi şerifler olmadan namazdaki rekat sayısını nasıl öğrenebiliriz sabah namazını iki rekat kılıyoruz da akşam namazını neden 3 rekat kılıyoruz Veya öğlen ikindi ve yatsı namazlarını neden 4 kılıyoruz bunları açıklayabilir misiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir