Bir kıssanın düşündürdükleri

Kuran’da, çeşitli kıssalar anlatılır. Bunlardan ders çıkarmamız için. Bu yazıda, Musa’nın kavminden ayrılmasını ele alacağım. Bilirsiniz, Musa peygamber kavminden 30 günlüğüne ayrılır. Ancak, Allah bu süreyi 10 gün daha arttırınca; kavmi eski alışkanlıklarına geri döner. Bir buzağı heykeli yapıp, ona tapmaya başlarlar.

وَإِذْ وَاعَدْنَا مُوسَى أَرْبَعِينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِن بَعْدِهِ وَأَنتُمْ ظَالِمُونَ
Musa’ya kırk gece söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (ilah) edindiniz. (Bakara 2:51)

Burada duralım ve günümüze dönelim. Din hakkında toplumdaki görüşlere muhalif görüşler benimseyen bazı kişiler var. Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk, Caner Taslaman, Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan, Abdülaziz Bayındır… liste uzatılabilir.

Sırf anlaşılsın diye, bir örnek üzerinden gidelim. Mesela, 4 sünni mezhebe + Şia’ya + Vahabilere göre, namaz kılmayan cezalandırılır. Çoğunluğa göre bu ceza ölümdür, az bir kısım ise hapis cezasını öngörür. Ancak, yukarıda isimlerini saydığım “sapık” hocalar, namaz kılmayanın cezalandırılmaması gerektiğini savunuyorlar. Onlara göre bu Allah’ın hükmü değil, din adamları uydurmuşlar bu hükmü!!!

Peki, kim doğru söylüyor?

Çoğunluğun getirdiği standart bir cevap var, duymuşsunuzdur; bu cevabı örneğimize uygulayalım:

Kurana ve Siyere vakıf olan Rasulun sahabeleriyle tanışanlar böyle bir hüküm çıkarıyor. Diğerleri ise, 1400 yıl sonra gelip, (Arapçayı bile bilip bilmedikleri şüpheli) bunu inkar ediyor. Sahabesiyle, tabiiniyle, tabe tabiiyle, müctehidiyle, imamıyla bunu savunanlar bir kenara; şu sapıklar bir tarafa…

Nasıl? Çok ikna edici bir görüş değil mi? Hayır, örnek öyle can alıcı ki, Ne Kuran’da var namaz kılmayanın cezalandırılması ne de uyduruk bile olsa herhangi bir rivayet kitabında. Ama, bu kadar adam (ki, hiç de boş adamlar değil) yanılıyor olamazlar, değil mi? Elbet vardır bir bildikleri, yoksa, bu kadar bariz hata yapamazlar. Hem de, hepsi icma edemez. Baksanıza, bir kişi bile itiraz etmemiş buna.

Ne sevimli mantık. Dediğim gibi, bu sadece bir örnek. Bu konu üzerinde durmayacağım burada. Kıssaya geri dönelim. Diyelim Musa peygamber zamanında yaşıyoruz ve Musa’nın haberini aldık. Allah’tan mesaj getiren biri gelmiş. Gittik yanına onu görmek için. Bir de baktık; Musa 30 günlüğüne bir yere gitmiş ama 40 gün geçmiş üstünden ve geri dönmemiş. Olsun, kavmi var.

Kavmine sorarız. “Musa ne yapıyordu? Allah’tan ne mesaj getirdi?” diye. Onların dediğini uygularız, değil mi? Koskoca kavimde herkes de yanlış yapacak değil ya!

Sahi, Allah neden indirmişti bu kıssayı, bundan ne ders almamızı istiyordu acaba? İsrailoğulları ne kadar salak bir kavim, onu görmemiz için anlatıldı bu kıssa değil mi? Yoksa, ne alakası var bizimle?

5 thoughts on “Bir kıssanın düşündürdükleri

  1. Nureddin hocamız gibi değerli alimlerimizden olan mustafa İslamoğlu, Mehmet okuyan vb alimlerimiz hakkındaki hakaret ve gıybet içerikli açıklamanız esef verici maalesef…!!! alimler hakkında eleştiri yapılabilir eyvallah ama onlara hakaret etmek Kuranın öğretisine aykırı değil mi? onlar da kaynak olarak sadece Kuranı Kerim diyorlar ve hadisleri Kuran süzgecinden geçirmek gerektiğini ifade ediyorlar. uydurulmuş dinden indirilmiş dine davet ediyorlar..

  2. Sayin Gürkan Engin,

    Bildigim kadariyle Musa yerine kardesi veziri Harunu birakmisti ve O da israilogullarini imtihan ediliyor olduklari konusunda uyarmisti. ve yanlis üzerinde cemian birlik degillerdi. Yani biz oraya gitseydik 2 grup görecektik.

    ve karar verecektik. Yanilmis olsaydik bile, ki Allah israilogullarini affetti saamiri haric buzagiyi yapan. Bu konuda ayet var bildigim kadar.

    Calismalarinizi takip ediyorum ve Allah samimi olanlarin sonunu hayirli etsin

  3. Kur’an’ı Kur’an’la anlama temeli üzerinden sizinle tanışmak fikir alışverişinde bulunmak isteriz. Mümkünse?

  4. hakan, aralarında harun gibi bir elçi varken yoldan sapan israiloğulları örneği ortadayken muhammed’in ölümü sonrası bir harun mu vardı?
    ya toplumun büyük kısmı mekkeli arap bir samiri’nin peşine düştüyse.. unutma, 4 halife suikast sonucu öldürüldü. peygamberin ölümünün ardından ilk dönem samimi müslümanlar kısa vadede kılıçtan geçirildi.. bu şiddet sarmalı neden oluştu? samiri’ler onları kendileri için tehdit gördükleri için olabilir mi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir