Allah’ın ayetlerini “inkar”ın, farkında olmadığımız bir boyutu.

Kuran’da ayet kelimesi, sadece Kuran cümleleri anlamında kullanılmaz. Aslında, Kuran’da hiç bir yerde (tekil formu ile) ayet kelimesi Kuran cümleleri anlamında kullanılmaz. Bu kelime, delil-işaret anlamında kullanılan bir kavramdır ve Allah’ın yarattığı her şey bizim için ayet niteliğindedir.
 
وَجَعَلْنَا اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ آيَتَيْنِ فَمَحَوْنَا آيَةَ اللَّيْلِ وَجَعَلْنَا آيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُواْ فَضْلاً مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُواْ عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْصِيلاً
Geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık. Rabbinizin nimetlerini arayasınız ve yılların hesabını bilesiniz diye gecenin ayetini sildik, gündüzün ayetini aydınlık kıldık. Biz her şeyi ayrıntısıyla açıklarız. (İsra 17:12)
أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ
Yeryüzüne bakmazlar mı, onda değişik türden nice güzel bitkiler bitirmişiz. (Şuara 26:7)
إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
 Bunda bir ayet vardır. Ama çokları inanacak değildir. (Şuara 26:8)
Ayrıca, Allah bizden, yarattığı şeyler üzerinde düşünmemizi- çalışmamızı istemektedir.
الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: “Rabbimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru.” (Al-i İmran 3:191)
قُلْ سِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ بَدَأَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللَّهُ يُنشِئُ النَّشْأَةَ الْآخِرَةَ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
De ki: “Yeryüzünü dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığını görün.” Sonra, yine Allah son yaratılışı başlatacaktır. Allah’ın her şeye gücü yeter. (Ankebut 29:20)

Buraya kadar (zaten) bildiğimiz şeyler. Konuya biraz ara verip, geçmişe dönelim. Bizden olmayan birilerine, mesela, Hıristiyan yobazların yaptığı bir zulme göz atalım.

Giordano Bruno’nun, bugün bizim için bariz bir gerçek olan bir fikri vardı. Dünya (ve diğer gök cisimleri) güneşin etrafında dönüyordu. Aslında kendisinden önce de bu fikri benimseyen (Kopernik gibi) kişiler olmuştu ama o anki ortam bunu dillendirmeye hiç uygun değildi. Kilise, Aristo’nun evren modelini benimsemişti ve kiliseye göre dünya merkezdeydi. Güneşin merkezde olması dine aykırı bir görüştü ve Bruno (bu ve benzeri) görüşlerinden dolayı ağır bir ceza aldı. 1600 yılında yargılanıp sapık ilan edildi ve Roma’da diri diri yakılarak öldürüldü!
 
Bugün biliyoruz ki, güneş sistemimizde merkezde olan güneştir ve Dünya, Ay, Mars (ve diğer gezegenler) güneşin etrafında dönerler. Elbette Bruno bu fikri söylerken tahmin yürütmüyordu; yaptığı gözlemler bu fikrini destekliyordu. Ama kilise gerçeklere bakmak, Bruno’nun delillerini dinlemek yerine; Bruno’yu cezalandırmayı seçti.
 
Fikrinden dolayı bir insanı öldürme kısmını bir yana bırakıp, konumuzla ilgili soruyu soralım:

Güneşin dünya etrafında değil; dünyanın güneş etrafında döndüğünü iddia eden kilise, aslında, Allah’ın bir ayetini inkar etmiş sayılır mı?

 
Bu soruya cevap verdikten sonra, şu sorulara da cevap vermeye çalışalım:
 
  • Yüksek bir yerden bırakılan farklı ağırlıkta cisimlerin aynı anda yere düşeceği gerçeğini kabul etmeyen kişiler (şayet bu bilgi doğruysa) Allah’ın bir ayetini inkar etmiş sayılırlar mı?
  • Dünyanın küre şeklinde olduğunu (şayet bu bilgi doğruysa), kabul etmeyen kişiler, Allah’ın bir ayetini inkar etmiş olurlar mı?
  • Cisimlerin hızlandıkça zamanı yavaşlattıklarını (şayet bu bilgi doğruysa) kabul etmeyen kişiler, Allah’ın bir ayetini inkar etmiş olurlar mı?
  • Kütle çekiminin zamanı yavaşlattığını (şayet bu bilgi doğruysa) kabul etmeyen kişiler, Allah’ın bir ayetini inkar etmiş olurlar mı?
  • Allah’ın, dünyadaki canlılığı “evrim” yolu ile yarattığını kabul etmeyen kişiler (şayet bu bilgi doğruysa) Allah’ın bir ayetini inkar etmiş sayılırlar mı?

Yüzlerce örnek yazılabilir ama gerek yok.


 Not: Şu husus önemli. Bazı gerçekleri bilmiyor olabiliriz. Bir şeyi bilmemek, inkar etmek değildir. Ancak, o şeyi “öğrenme, anlama” imkanı olduğu halde; bu imkanı kullanmadan reddetmek “inkar” anlamına gelir.
 
Özellikle, gerçek olduğu belli olan bir konu hakkında, kutsal kitaptan anladığımız farklı olursa; gerçeği reddedip kendi anlayışımızı mutlak kabul etmenin hiç makul olduğunu düşünmüyorum.
 
Ayrıca şu da var. Bu ayetleri reddetmek büyük ihtimal ahirette cezalandırılmamızı gerektirmeyecektir. Ancak, azap sadece ahirette başımıza gelmez. Allah’ın ayetlerini (siz bunu, eşyanın gerçekleri olarak da okuyabilirsiniz) reddeden toplumlar, zaten bu dünyada ciddi şekilde cezalandırılırlar.

One thought on “Allah’ın ayetlerini “inkar”ın, farkında olmadığımız bir boyutu.

  1. Hocam videolarınızı izledim çok memnunum .sadece tabii olarak kafama taakılan şeyler var.Mesela;cariyelik kölelik veya huriler veya buna benzer toplumun popüler hale getirdiği konular hakkında.Gelenekçi bir din kültürü ile yetişmiş bir kafa yapısına sahip birisi cahil yada alim birisi Kuranı anlamaya çalışırken Kuran ayetlerinde kullanılan Arapça dilinın inceliğinden kaynaklanan o kadar ince noktalar varki bunlar birkaç yöne çekilebilmekte algılanabilmekte.Siz bir uzman olarak ve geleneksel islam bakış açısını yıkıp indirilen gercek ALLAHın dinini algılamada bir mesafe katetmişken bu incelikleri bazan güçlük ve bazan kolaylıkla bizlere aktarabiliyorsunuz.Fakat Sizin gibi birkaç istisnai şahıs dışında birkaç ENTEL hocalarımız daha var bunlar da toplum da sadece şu sıralar neredeyse sapık ünvanı ile yaşarken ki onları tenzih ederim,benim gibi şirk ve tevhidi yeni kavrayan birisi için KURAN dışinda hiç bir kaynaktan yararlanmadan ibadet konuaların da ve hatta itikadi konularda KUR’AN ı kerimi hangi çeviri kaynaktan takip edebilirim.Malum türkiyede 42 yada daha fazla meal var,Çoğu geleneksel ve klasik islam mantığı çerçevesinden dilimize çevrilmiş.Benim durumum nolucak sizce.Aklımı en ıyı şekilde kullanmayı arzu eden bir Ruh yapım var.Evim beraber yaşadığım ailem ve akrabalarla sık sık tartışıyoruz.Ama ikna edebilmek le gerçeği kabullendirmek farklı şeyler.Bazı konuları açınca sanki onları İslamdan museviliğe yada hiristiyanlığa yada başka bir dine davet ediyor muşub gibi algılıyorlar.Yani dal kurumuş eğilmiyor.Kendim bile herbir makaleyi okuyunca veya videoyu izleyince sok üstüne şok geçiriyorum.Şİmdi ben gece gündüz zamanımda yok ki sizin gibi araştırayım.Ben bana yetecek ksdsr haramı helali fıkhı sosyal yaşam kuralları aile evlilik ibadetler…..vs yeteri bilgiyi edinebilir miyim….vs. Bu sorular kasıtlı olmayıp bilakis Samimi iman eden bir mümin kardeşinin yakarışıdır.Hiçbir grup yada kişi ile hiç bir irtibatım yok ve olmadı herşey kendi çabamladır ki ALLAH buna şahittir.Selametle dualarla selamün aleyküm

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir